Bir SAUNA Deneyimi - Faz 1

Süre:  Ortalama 15 dakika 

Ahmet Rüstem Ekici beden ve mimariye dair ilişkileri analiz ettiği serilerine devam ediyor. Hamam sonrasında Sauna ile izleyicisini yeni bir mekan deneyimine sürükleyen Ahmet Rüstem, kuir kültür ve sauna ilişkisi üzerine ortalama 15 dakika süren bir çevrimiçi deneyim kurguladı. 

İlker Cihan Biner'in metni ile birlikte sauna duvarlarına, Ateş Alpar, BeraberCo- Cihan Bacak, İsmet Köroğlu,  Berkin Gülten, Chorus Of Body, Ece Cangüden, Fırat Uran, Hakan Sorar, Hossein Edalatkhah, Mert Çağıl Türkay, Muhittincan, Numan Okutan, Selin Göksel, Şafak Şule Kemancı eşlik ediyor. 

 

2 aşamada sergilenecek sauna serisinin ilk bölümü çevrimiçi olarak sergilenecek. 21 farklı alandan oluşan ve 360 derece deneyimlenen sergi, 25 Şubat 2021'de Art50net ve Aredeko sitelerinden eş zamanlı olarak yayınlanacak.

Gerçek bir gay saunanın duvarlarında görülen sanat eserleri, duvar resimleri, müdahaleler gibi  Ahmet Rüstem'in saunasının duvarlarına da 15 sanatçının eserleri eşlik ediyor. Sauna'nın mekan kurgusunu, ilişki sahalarını analiz eden sergi, kılavuz bir ses ile geziliyor. Sergi için deneyimlediği onlarca farklı saunadan yola çıkan Ahmet Rüstem yeniden sanal olarak inşaa ettiği Sauna serisinde mekan kurgusu ve gay sauna web sitelerinin oryantalist bakış açısına değiniyor. 

 

Bilgisayar, telefon, tablet ve VR Gözlüklerle deneyimlenen sauna sergisi Giriş, Soyunma Odası, Islak Hacimler, Sauna, Buhar Odası, Karanlık Odalar gibi bölümlerden oluşuyor. 

En verimli sergi deneyimi için bilgisayar kullanmanızı öneririz. 

Sergiyi kulaklıkla gezmenizi öneririz. Ekran büyüterek daha geniş bir deneyim elde edebilirsiniz. 

Telefondan deneyim için bu linki kullanmanızı öneririz

https://www.art50.net/cevrimici-sauna-deneyimi/

BİR TEKNO-QUEER MEKÂN OLARAK SAUNA

İlker Cihan Biner



“In my secret garden, I'm looking for the perfect flower”

Secret Garden / Erotica

1.
Gitmek, terk edip kaçmak bu dünyadan vazgeçmek demek değil. Hatta bir sığınak arayaşına da karşılık gelmez. Çivileyen, kökleştiren, sabit hale getiren her ne varsa bir köşede bırakıp uzaklaşmak istersiniz. Bu durum hiç kolay olmamakla birlikte çok fazla tehlike de barındırır. “Nereye gideceğim?” sorusu hüzünlüdür. Fakat bedeni saran heteronormatif kabuklar yoğunlaştıkça aniden ataerkil toplum denen karanlık kuyudan kaçmak kaçınılmaz hale gelir. Cinsel arzuların taşkınlığı, başkalarına dokunma isteği kabuğu aşındırmaya başlar. Kaçmak kapılar açar. Nefesi kuvvetlendirir. Yalnız yol uzun, mücadele çok katmanlı. Nerelere, nasıl kaçıldığı önemli.


2.
Kentin muhtelif yerlerinde gizlenmiş kimi saunalar için kaçış mekânları diyebiliriz. Bedenlerin birbirine karıştığı, temasların yoğunlaştığı bu mekânlar ikili cinsiyet egemenliğinin ötesine uzanan, köklenmenin, sabitleşmenin kırılabilir hale geldiği sahalara dönüşür. Ahmet Rüstem Ekici Hamam sergisinden sonra Sauna ile devam etmesi tam da bu mekânların queer dünyalar inşa edebilmesinin ihtimaline işaret ediyor. Sanatçının dijital olarak kurguladığı mekâna gizem kavramı hâkim. Fakat bu mefhum her zaman bulantılı, seyirlik, egzotik formlar anlamına gelmez.


Dijital mekân içinde Locker Room, Buhar Odası, Orgy Room, Islak Hacimler gibi pek çok bölüm var. Gizem kavramı bir aradalığın/kolektifliğin altını çiziyor. Bu açıdan Sauna etkileşim mekânı. Karanlık odada temas, ıslak yüzeylerde beliren cinsel arzular? buhar odasındaki beden imgeleri pek çok queerin deneyimini görünür kılıyor.


Ahmet Rüstem Ekici'nin bu dijital çalışmasının başka bir anlamı daha var.
Bir saunaya maddi olarak giriş yaptığınız zaman duvarlara dokunabilir, mekânın kokusunu içine çekebilir ya da daha pek çok deneyime karışabilirsiniz.


Lakin dijitalde böyle bir imkan yok. O halde sanatçı niçin bu kurguya girişiyor?


Sauna sergisi maddi olanla olmayanın kesiştiği düzlemde buluşuyor. Yani bir anlamda bu dijital mekânı bütünüyle inceleme, analiz edebilme fırsatı bulurken aynı zamanda queer cinsel deneyimlere tanıklık etmiş oluyoruz. Nitekim sanatçı göz ardı edilen, itilen, bastırılmaya çalışılan pek çok cinsel pratiğin izini bu mekâna kaydederek yeni bir hafıza formu yaratıyor. Duvarlarda sekiz farklı sanatçıdan resimlerin/çizimlerin, fotoğrafların yer aldığı saha bütünüyle dalgalanan, doğrusal olmayan bir sanat demokrasisini imliyor. Bu demokratik biçim queerin gezinen, sürekli sapan, ezber bozan kavram olmasıyla ilişkili olarak Sauna çalışmasının tekno bağlantılarla ortaya çıkmasına kapı açıyor. Sanatçının geliştirdiği bu metotla beraber sadece cis-gaylerin cinsel deneyimlerinden oluşmayan Lgbtiq+ bedenlere de kapı açan yerler için her daim sınır aşımından söz edebiliriz. Böylelikle Ahmet Rüstem Ekici'nin hafıza mekânını kurarken temsilden uzak durma gayreti bir mücadeleyi göstermekle birlikte kapsayıcı olma gücünü taşıyor.

Son olarak; Hamam sergisi sonrası Sauna ile sanatçının görsel hikâye anlatıcılığı devam ediyor. Şimdi bu çalışmaların etkisine dair Lale Müldür'ün bir şiiriyle bitirelim;



"Ah ben gidiyorum bilmediğim bir yere


Sizin hiç bilmediğiniz


Uçarak mı gidiyorum kaçarak mı?


Siz takip mi ediyorsunuz etmiyor musunuz?


Makyajım uçuyor gözlerimden


Güçlü bir rüzgar esiyor


Elbiselerim uçuşuyor


Kar başlıyor yağmaya


Ah ben gidiyorum bilmediğim bir yere


Bir yere sizin hiç bilmediğiniz."


Manyetik Uyarım

Yapı Kredi Yayınları

Ultra-zone’da Ultrason

Lale Müldür