.png)
.png)
.png)
.png)
.png)
.png)
.png)
.png)



Ahmet Rüstem Ekici portrait by Hakan Sorar,
Istanbul, 2020
Ahmet Rüstem Ekici (1983,Adana)
Bio
TR
2008 yılında Bilkent Üniversitesi İç Mimarlık ve Çevre Tasarımı Bölümü’nden mezun olan Ahmet Rüstem Ekici, uzun yıllar sürdürdüğü sahne tasarımı çalışmalarının ardından sanat pratiğine yönelmiştir. Arkeoloji, beden, mimari ve optik algı kavramları üzerine çalışan multidisipliner sanatçı; eserlerinde deneyimle dönüşen mekânlara ve nesnelerin hikâye anlatım diline odaklanır.
Toplumsal cinsiyet, mimari ve beden ilişkilerini dijital teknolojilerle (AI, AR, VR) görselleştiren Ekici; "Hamam" (2019), "Sauna" (2021) ve "Islak Hacim" (2022) serilerinde kuir mekânları dijital deneyim alanlarına dönüştürmüştür. Sanatçı, American Arts Incubator Amplify 2019 (U.S. Educational and Cultural Affairs / ZERO1) programına seçilmiş, AR uygulaması Artivive’ın marka elçiliğini üstlenmiş ve "2023 Meta Creators of Tomorrow" ile "Meta Open Arts" programlarında yer almıştır.
Geçmişte MEF Üniversitesi Sanat Tasarım ve Mimarlık Fakültesi’nde "Kamera için Alan Tasarımı" ve "Mekânlarda İllüzyon" dersleri veren Ekici, arkeoloji ve kültürel miras üzerine araştırmalarını akademik düzeyde sürdürmüştür. Sanatçı, İstanbul Üniversitesi Kültürel Miras ve Turizm bölümünü bitirmiş, ardından Koç Üniversitesi ANAMED Anadolu’nun Kadim Dilleri (Hititçe) Yaz Programı'nı tamamlamıştır.
Eserleri; SACO Bienali, European Capital of Culture 2026 Trencin, İstanbul Modern, Mardin Bienali (Invited), Artists Film Internatonal, Ars Electronica Concrete House, YARAT Contemporary Art Space ve Sonar +D gibi platformlarda sergilenen sanatçının çalışmaları; İstanbul Modern, Ömer Koç, Museari Queer Arts Museum ve QNB Finansbank koleksiyonlarında yer almaktadır. Ekici; 2020 yılından bu yana sanatsal kariyerine Hakan Sorar ile kurdukları sanatçı ikilisi (duo) olarak devam etmektedir
Ahmet Rüstem Ekici (1983,Adana)
Bio
ENG
Having graduated from Bilkent University, Department of Interior Architecture and Environmental Design in 2008, Ahmet Rüstem Ekici transitioned to his artistic practice following a long career in stage design. As a multidisciplinary artist working on concepts of archaeology, the body, architecture, and optical perception, he focuses on spaces transformed by experience and the storytelling potential of objects.
Visualizing the relationships between gender, architecture, and the body through digital technologies (AI, AR, VR), Ekici transforms queer spaces into digital experiences, as seen in his series "Hamam" (2019), "Sauna" (2021), and "Islak Hacim" (Wet Volume) (2022). The artist was selected for the American Arts Incubator Amplify 2019 (U.S. Educational and Cultural Affairs / ZERO1), serves as a brand ambassador for the AR app Artivive, and was selected for the "2023 Meta Creators of Tomorrow" and "Meta Open Arts" programs.
Ekici, who previously taught courses titled "Space Design for Camera" and "Illusion in Spaces" at MEF University Faculty of Arts, Design, and Architecture, has furthered his research on archaeology and cultural heritage at an academic level. He holds a degree in Cultural Heritage and Tourism from Istanbul University and completed the Koç University ANAMED Ancient Languages of Anatolia Summer Program.
His works have been exhibited on platforms such as SACO Biennale, Istanbul Modern, Mardin Biennale (Invited), Ars Electronica Concrete House, YARAT Contemporary Art Space, and Sonar +D. His pieces are featured in prominent collections, including Istanbul Modern, Ömer Koç Collection, Museari Queer Arts Museum, and QNB Finansbank.
Sanatçı ve Araştırma Metni
Mekan, madde ve zamanla kurduğum ilişkinin kökleri, doğup büyüdüğüm Çukurova'nın arkeolojik katmanlarına uzanıyor. Bugün ise üretim pratiğim, merkezinde yaşadığım İstanbul’un çok katmanlı yapısı içinde şekilleniyor. Temel motivasyonum, geçmişin ve bugünün malzemeleri arasında özellikle artırılmış gerçeklik aracılığıyla yapısal bir iletişim kurmak. Antik bir mozaiği oluşturan tesseralar ile dijital görüntüyü inşa eden pikselleri, aynı görsel dilin farklı zamanlardaki yansımaları olarak okuyorum. Geçmişin yüzey işleme ve kazıma pratiklerini, "dijital zanaat" kavramı üzerinden yeni nesil teknolojilerle yeniden yorumluyorum.
İç mimarlık ve sahne tasarımı geçmişim, mekana yaklaşımımın temelini oluşturuyor. Ancak malzemenin fiziksel sınırları ve yerçekimi, anlatmak istediğim hikayelerin değişken yapısını ve akışkanlığını kısıtlıyordu. Bu engeli aşmak için üretimimi dijital alanın esnek evrenine taşıdım. Mekanı statik bir kurgu olarak görmüyor; sınırların eridiği, sürekli dönüşen bir deneyim alanı olarak ele alıyorum. Bu akışkan evrene yalnızca tasarladığım sahneleri değil, çoğu zaman kendi sesim ve suretimle yarattığım "dijital ikizimi" de dahil ediyor; bedenin, kimliğin ve mekanın fiziksel sınırlarını esnetiyorum. Bu pratikle aynı zamanda, kullandığım dijital araçların sanatsal potansiyellerinin de kaydını tutuyorum.
Çalışmalarımın kavramsal omurgasını "Ötekiler Arkeolojisi" oluşturuyor. Tarihsel anlatının dışında bırakılmış, az bahsedilen hikayelerin izini sürüyorum. 2014-2019 yılları arasında ürettiğim Gynaeceum, Hamam, Sauna ve Islak Hacim serileri üzerinden mimari, beden, haz ve kuir bellek arasındaki ilişkileri görünür kılmaya çalıştım. Üretim sürecimde başvurduğum algoritmaların, 3D araçların ve yapay zeka sistemlerinin mutfağını titizlikle arşivliyorum. Çünkü bugünün dijital zanaatinin ve veri kayıtlarının, geleceğin arkeolojik verisine dönüşeceğini düşünüyorum.
2020 yılından bu yana Hakan Sorar ile kurduğumuz ortak üretim dilinde; arkeoloji, beden, mimari ve yüzey kavramlarına odaklanarak izleyiciyi pasif bir gözlemci olmaktan çıkaran interaktif yapıtlar kurguluyoruz. Yapay zeka ve artırılmış gerçeklik teknolojilerini kullanarak izleyiciyi akışkan sahnelerin içine dahil ediyor ve değişken formlu eserler üretiyoruz. Örneğin Rest in Pieces sergisinde Domaniç kurbağalarının her yıl gerçekleşen göç yolculuğunu ve bu doğa olayından ilhamla ortaya çıktığı düşünülen, Kütahya Seyitömer Höyük'te bulunmuş 5000 yıllık adak kaplarının izini sürdük. Bir Varış Bir Yokuş sergimizde ise koç biçimli mezar taşlarının yüzeylerindeki belleği, yapay zeka araçlarıyla yeni yüzeylere işlemeye odaklandık. Düşüncelerimizin kelimelere, kelimelerin ise imaj,video, ses ve 3 boyutlu modele dönüşmesinin yollarını araştırıyoruz. En sık kullandığımız araçlar Polaroid filmler, 3D baskı malzemeleri, oyun motorları, dijital ve yapay zeka görselleştirme araçları.
Temel amacım; sanatın aktarım dilini kullanarak ötekilere odaklanmak; arkeolojik miras, mimari bellek ve geleceğin teknolojileri arasında dinamik, sürekli dönüşen ve sınırları aşan bir diyalog inşa etmek.
Artistic and Research Statement ENG
The roots of my relationship with space, matter, and time trace back to the archaeological layers of Çukurova, where I was born and raised. Today, my artistic practice takes shape within the multi-layered structure of Istanbul, the city at the center of my life. My fundamental motivation is to establish a structural dialogue between the materials of the past and the present, particularly through the use of augmented reality. I interpret the tesserae forming an ancient mosaic and the pixels constructing a digital image as reflections of the same visual language across different eras. I reinterpret traditional surface tooling and engraving practices through the concept of "digital craft," utilizing next-generation technologies.
My background in interior architecture and stage design forms the foundation of my approach to space. However, the physical limitations of materials and gravity restricted the variable nature and fluidity of the narratives I wished to convey. To overcome this barrier, I transitioned my production into the flexible universe of the digital realm. I do not perceive space as a static construct, but rather as an experiential domain where boundaries dissolve and continuous transformation occurs. Into this fluid universe, I integrate not only the scenes I design but often my "digital twin," created with my own voice and likeness, thereby stretching the physical boundaries of the body, identity, and space. Through this practice, I simultaneously document the artistic potentials of the digital tools I employ.
The conceptual backbone of my work is what I define as the "Archaeology of the Others." I trace the underrepresented stories that have been left outside of the historical narrative. Through my series Gynaeceum, Hamam, Sauna, and Wet Areas, produced between 2014 and 2019, I sought to make the intersections of architecture, the body, pleasure, and queer memory visible. I meticulously archive the underlying technical processes of the algorithms, 3D tools, and artificial intelligence systems I utilize in my production, because I believe that today’s digital craft and data records will become the archaeological data of the future.
Since 2020, in the collaborative production language we have established with Hakan Sorar, we focus on the concepts of archaeology, the body, architecture, and surface, constructing interactive artworks that liberate the audience from being passive observers. By utilizing artificial intelligence and augmented reality technologies, we include the viewer into fluid scenes and produce artworks with variable forms. For instance, in the exhibition Rest in Pieces, we traced the annual migration journey of the Domaniç frogs alongside the 5000-year-old votive vessels discovered at Kütahya Seyitömer Höyük, which are believed to have been inspired by this natural phenomenon. In our exhibition Bir Varış Bir Yokuş, we focused on transferring the memory embedded in the surfaces of ram-shaped tombstones onto new surfaces using artificial intelligence tools. We explore the ways in which our thoughts transform into words, and words into images, videos, sound, and 3D models. The tools we use most frequently include Polaroid films, 3D printing materials, game engines, and digital and artificial intelligence visualization tools.
My ultimate goal is to focus on "the others" by utilizing the communicative language of art, and to construct a dynamic, ever-transforming, and boundary-transcending dialogue among archaeological heritage, architectural memory, and the technologies of the future.


Hakan Sorar,2023 - Photo by Deniz Tapkan Cengiz
Hakan Sorar (1991,İstanbul)
Bio
TR
Makine Mühendisliği ve Fen Bilimleri alanındaki akademik geçmişinden gelen teknik ve analitik altyapısını sanat pratiğiyle birleştiren Hakan Sorar, eğitimine İletişim Tasarımı ve Göstergebilim alanında devam etmektedir. Fotoğraf ile başladığı sanat yolculuğunu dijital imgeleme, artırılmış gerçeklik (AR) ve 3D modelleme teknikleriyle genişleten sanatçı; beden ve mekân arasındaki etkileşime, yüzeylerin diline ve kimlik kavramlarına odaklanır.
Sorar, anlık film (instant film) ve kolaj estetiğinden yola çıkarak; insan figürlerini ve mimari öğeleri dijital dünyanın sunduğu sınırsız olanaklarla hibrit formlara dönüştürür. Arkeolojiye duyduğu ilgiyi dijital araçlarla harmanlayarak, yarattığı hikayelerdeki muğlaklık ve olasılıklar üzerine düşünür. VR (Sanal Gerçeklik) formatındaki ilk kişisel sergisi "Through The Skin" ile bedenin dijital dönüşümünü ve sınırlarını irdelemiştir.
Sanatçının eserleri; SACO Bienali, European Capital of Culture 2026 Trencin, Artists Film International, Mardin Bienali (Invited), Sonar +D, Yarat Contemporary, XX Art Flânerie ve Artists Film International gibi uluslararası platformlarda;ve İstanbul Modern gibi müzelerde sergilenmiştir. Cumhuriyet'in 100. yılı için Garanti BBVA koleksiyonuna özel eser üreten Sorar’ın çalışmaları, YARAT Contemporary, İstanbul Modern ve QNB Finansbank gibi önemli koleksiyonlarda yer almaktadır.
Hakan Sorar (b. 1991,İstanbul)
Bio
ENG
Merging his technical and analytical background in Mechanical Engineering and Science with his artistic practice, Hakan Sorar continues his studies in Communication Design and Semiotics. Expanding his artistic journey—which began with photography—into digital imaging, Augmented Reality (AR), and 3D modeling, the multidisciplinary artist focuses on the interaction between body and space, the language of surfaces, and concepts of identity.
Moving from the aesthetics of instant film and collage, Sorar transforms human figures and architectural elements into hybrid forms using the limitless possibilities of the digital world. Blending his interest in archaeology with digital tools, he contemplates ambiguity and probabilities within his narratives. In his first solo exhibition "Through The Skin," curated in VR format, he explored the digital transformation and boundaries of the body.
The artist's works have been exhibited on international platforms such as Mardin Biennale (Invited), Sonar +D, XX Art Flânerie, Istanbul Digital Art Festival, and Artists Film International, as well as in museums like YARAT Contemporary and Istanbul Modern. Having produced a special work for the Garanti BBVA collection for the Republic's 100th anniversary, Sorar's works are included in prominent collections such as Istanbul Modern and QNB Finansbank.
Hakan Sorar Sanatçı ve Araştırma Metni - TR
Sanat yolculuğum, vizörden bakıp anı dondurma isteğiyle, yani fotoğrafla başladı. Ancak zamanla, fotoğrafın sunduğu gerçeklik bana yetmemeye başladı. Bugün pratiğimi, analog fotoğrafın —özellikle polaroidin— kimyasal tesadüfleri ile yapay zekanın ürettiği dijital halüsinasyonlar arasındaki o büyüleyici benzerlik üzerine kuruyorum. Benim için, bir polaroid filmin banyo sürecindeki kimyasal bozulma ne kadar heyecan vericiyse, yapay zekanın 'muğlak' ve öngörülemez çıktıları da aynı derecede ilham vericidir.
Mühendislik geçmişimden gelen analitik bakışı, dijital dünyanın sınırsızlığıyla birleştiriyorum. Fiziksel dünyada bedenin sınırları bellidir; kemik, kas, deri... Ancak dijital evrende bedene hükmedebilir, onu esnetebilir, dokusunu değiştirebilir ve yeniden inşa edebilirim. Dijital bedenlerle ve 'dijital ikiz' kavramıyla çalışmayı bu yüzden seviyorum; orada et ve kemik değil, sadece olasılıklar var.
Kariyerim boyunca (Aypera gibi projelerde olduğu gibi) dijital insan kimliğinin inşasına tanıklık ettim. Şimdi ise artırılmış gerçeklik (AR) ve 3D modelleme ile yüzeylerin dili üzerine düşünüyorum. Bilinmez dokular, bozulmuş pikseller ve tesadüfi katmanlar, hikayelerimin ana malzemesini oluşturuyor. Amacım, teknolojinin soğuk ve kusursuz yüzeyini, insan hikayelerinin sıcaklığı ve hatasıyla bozmak.
2020 yılından bu yana bu arayışı, Ahmet Rüstem Ekici ile duo (ikili) olarak sürdürüyoruz. Çok sesli bir yapıda; geçmişi ve geleceği, analoğu ve dijitali, arkeolojiyi ve teknolojiyi çarpıştırarak; izleyiciyi sadece izleyen değil, deneyimleyen bir özneye dönüştürüyoruz.
Artistic Statement and Research
ENG
My artistic journey began with framing the world through the viewfinder of a camera. However, the boundaries of the physical world—walls, gravity, and the fleeting conditions of light—eventually fell short of capturing the images in my mind. So, I turned my lens from the physical world to the virtual universe. Today, the core of my production lies in merging the discipline I gained from analog photography with the limitless potential of virtual cameras and digital studios.
For me, the virtual studio means absolute freedom. There, I can place my camera at physically impossible angles, make the sun rise from wherever I choose, and bend the space according to the feeling of the moment I want to construct. Polaroid and analog techniques serve as sketchbooks or side notes in this process; I feed the perfection of the digital with the serendipity of the analog. The scenes I create by rendering hyper-realistic images are, in fact, non-existent but 'probable' realities.
The analytical intelligence from my engineering background guides me in this digital construction. Especially when working on digital bodies, I strip away the fragility of flesh and bone, reshaping them merely as forms and surfaces. The concept of the 'digital twin,' which I experienced in digital human projects like Aypera, has transformed into a laboratory where I question the boundaries of the body today.
Since 2020, I have been pursuing this exploration as a duo with Ahmet Rüstem Ekici. Walking on the fine line between virtual and physical reality in a polyphonic structure, we bend the tools offered by technology to tell human stories.

Fotoğraf: Deniz Tapkan Cengiz
İkili Hakkında / About The Duo
Ahmet Rüstem Ekici (1983, Adana) ve Hakan Sorar (1991, İstanbul)
İç mimarlık ve mühendislik disiplinlerinden gelen altyapılarını sanat ve teknoloji ekseninde birleştiren Ahmet Rüstem Ekici ve Hakan Sorar, çalışmalarını bir ikili olarak sürdürmektedir. Sanatçılar; beden, mimari ve optik algı kavramlarını merkeze alarak, arkeolojik yüzeylerin ve nesnelerin hikâye anlatım dilini dijital yöntemlerle yeniden yorumlar.
İkili; yapay zeka, oyun motorları, Sanal (VR) ve Artırılmış Gerçeklik (AR) gibi araçları kullanarak fiziksel ve dijital dünya arasındaki sınırları sorgular. Mekânı ve bedeni akışkan bir perspektifle ele alan çalışmaları, izleyiciyi pasif bir gözlemci konumundan çıkarıp deneyimin bir parçası haline getirir. Ekici ve Sorar, arkeolojiye duydukları ilgiyi güncel teknolojilerle harmanlayarak, geçmişin katmanlarını yeni nesil teknolojilerle kurgular.
Sanatçıların eserleri; SACO Bienali, European Capital of Culture 2026 Trencin, İstanbul Modern, Mardin Bienali (Invited), Ars Electronica Concrete House, Yarat Contemporary, Sonar +D ve Artist's Film International gibi uluslararası platformlarda ve müzelerde sergilenmiştir.
Duo Bio ENG
Ahmet Rüstem Ekici (b. 1983, Adana) and Hakan Sorar (b. 1991, Istanbul)
Merging their backgrounds in interior architecture and engineering with art and technology, Ahmet Rüstem Ekici and Hakan Sorar operate as an artist duo. Centering on the body, architecture, and optical perception, the artists digitally reinterpret the narrative language of archaeological surfaces and objects.
The duo questions the boundaries between the physical and digital worlds by using tools such as artificial intelligence, game engines, Virtual Reality (VR), and Augmented Reality (AR). Their works, approaching space and the body from a fluid perspective, shift the viewer from a passive observer to an integral part of the experience. Blending their deep interest in archaeology with contemporary innovation, Ekici and Sorar reconstruct the layers of the past through next-generation technologies.
The artists' works have been exhibited in museums and on international platforms such as SACO Biennale, Istanbul Modern, Mardin Biennale (Invited), Ars Electronica Concrete House, Yarat Contemporary, Sonar +D, and Artist's Film International.


Artists:
Claude Cahun, Leonor Fini, Meret Oppenheim, Dorothea Tanning, Storm Thorgerson, Franz Sedlacek, Remedios Varo, Şahin Kaygun, Tobias Gremmler, Nadide Akdeniz, Rezo Gabriadze, James Mortimer, Şahin Kaygun, Sejla Kameric, Tim Walker, Andrew Thomas Huang, Hein Heckroth
Directors:
Georges Méliès, Yuri Ilyenko, Federico Fellini, Guillermo del Toro, John Cameron Mitchell, Tim Burton, Sergei Parajanov, Ertem Göreç, Ryan Murphy, David Lowery, Pedro Almodovar, Tarsem Singh, Eduardo Casanova, Andrei Tarkovsky, Dario Argento, Jean Cocteau, Shuji Terayama
Pop Culture:
Kate Bush, Lykke Li, Lady Gaga, Madonna, Ahmet Ali Arslan, Kalben, Annie Lennox, Marianne Faithfull, Ayça Şen, Björk, Yeni Türkü, All Musicals, Zuhal Olcay, Nina Hagen, 90's Lover
Design:
Tony Duquette, Claude & François-Xavier Lalanne, Eiko Ishioka, Robert Wun, Hussein Chalayan, İris Van Herpen, Daniel Roseberry, Viktor & Rolf, Elsa Schiaparelli, Gareth Pugh and many more (Thanks Instagram)
.png)
.png)

.png)
.png)
Artists:
Şahin Kaygun, Maya Deren, Robert Mapplethorpe, David Hockney, İlhan Koman, Ryoji Ikeda, Key Sage, Szilvester Mako Claude & François-Xavier Lalanne, Matthew Barney
Directors:
Peter Greenaway, Andrei Tarkovsky, David Fincher, Jean-Pierre Jeunet, Nick Knight, Steven Klein, Federico Fellini, Yorgos Lanthimos, Dimitris Papaioannou, Theo Angelopoulos, Georges Méliès, Jean Cocteau
Pop Culture:
Lana Del Rey, Max Richter, Kraftwerk, Woodkid, Kalben, Birsen Tezer
Design:
Tadao Ando, Heliot Emil, Gareth Pugh, Robert Wun, Hussein Chalayan, A Cold Wall, Tony Duquette
About Aredeko Art & Design
Founded by Ahmet Rüstem Ekici, the multidisciplinary design studio that established its expertise as AREdeko & AREsets continues its journey today under the brand Formasupra with Hakan Sorar. Specializing in broadcast design, stage design, and immersive experiences, Formasupra focuses on the interplay between space, camera, lighting, and audience perception.
Building on a legacy that began in 2008 at Doğan TV Holding, the team has designed hundreds of television studios for channels in Turkey and abroad. Formasupra provides industry-leading solutions for news studios, game shows, and thematic sets by combining its deep technical expertise in broadcast design with cutting-edge technologies (AR/VR/XR).
Enriched by the academic background of its founder—who taught "Space Design for Camera" and "Illusionism in Interiors" at MEF University—Formasupra does not merely build physical sets; it constructs atmospheric narratives.
With this visionary approach, the studio designed the stage and visuals for Kalben's "Eski Dünyanın Yangını" (Fire of the Old World) tour. Furthermore, Formasupra continues to shape the visual world of music by directing and providing art direction for music videos of prominent artists such as Tarkan, Kenan Doğulu, Seyyal Taner, Zeynep Casalini, Güneş Özgeç, and Hakan Kalgıdım.
Aredeko Nedir?
Ahmet Rüstem Ekici’nin 2008 yılından itibaren AREdeko çatısı altında yüzlerce televizyon stüdyosu ve dekor tasarımıyla oluşturduğu mesleki altyapı, bugün Hakan Sorar ile birlikte kurdukları Formasupra markasıyla devam ediyor. Üretiminin merkezine 3 boyutlu baskı teknolojilerini ve nesne tasarımını alan Formasupra; mekanın kamera, ışık ve izleyici üzerindeki etkisine odaklanan multidisipliner bir tasarım stüdyosudur.
Stüdyo, akademik temelini "Kamera için Alan Tasarımı" ve "İç Mekanlarda İllüzyonizm" kavramlarından alıyor. 3 boyutlu baskı odaklı ürün üretimlerinin yanı sıra, televizyon ve sahne tasarımı pratiğini de kendi bünyesinde sürdürüyor. Formasupra; televizyon programları için stüdyolar kurguluyor, konser sahneleri tasarlıyor ve bu sahneleri tamamlayan LED ekran (backdrop) videoları üreterek mekanı bir bütün olarak ele alıyor.
Bu yaklaşımla çeşitli sanatçı işbirliklerine imza atan stüdyo, Kalben’in "Eski Dünyanın Yangını" turnesinin sahne ve görsel tasarımını üstlendi. Ayrıca Tarkan, Kenan Doğulu, Seyyal Taner, Zeynep Casalini, Güneş Özgeç ve Hakan Kalgıdım gibi sanatçıların müzik videolarını ve konser LED backdrop videolarını tasarlayarak müziğin görsel dünyasını dijital üretimlerle kurgulamaya devam ediyor.